adjective

vulnerable

savunmasız, kırılgan, hassas

Young birds are vulnerable to predators.

Genç kuşlar yırtıcılara karşı savunmasızdır.

He felt very vulnerable and alone.

Kendini çok savunmasız ve yalnız hissetti.

((to sth.)) (-e karşı) savunmasız olmak Young children are vulnerable to disease.

savunmasız hissetmek He felt very vulnerable after the breakup.

Eş anlamlılar: susceptible, exposed, defenseless; Zıt anlamlılar: invulnerable, protected, resilient

Latince 'vulnus' (yara) kelimesinden gelen 'vulnerabilis' (yaralanabilir) kelimesinden türemiştir.

Zırhı olmayan bir asker hayal edin. Saldırıya karşı 'vulnerable' (savunmasız) durumdadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.