verb

wait

beklemek, servis yapmak

Please wait for me here.

Lütfen beni burada bekle.

I can't wait to see you.

Seni görmek için sabırsızlanıyorum.

He waits tables at a restaurant.

Bir restoranda garsonluk yapıyor.

((for sb./sth.)) birini/bir şeyi beklemek Otobüsü bekliyorum.

((to-inf)) bir şey yapmayı beklemek Haberleri duymayı bekliyoruz.

garsonluk yapmak para kazanmak için garsonluk yapıyor.

Eş anlamlılar: kalmak, durmak; Zıt anlamlılar: gitmek, ayrılmak, yola çıkmak

Eski Fransızca 'waitier' (izlemek, pusuda beklemek) kelimesinden gelir.

Siparişinizi 'bekleyen' ('waiting') bir 'garsonu' ('waiter') düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.