noun

waiting

bekleme, bekleyiş

Waiting for the bus is boring.

Otobüsü beklemek sıkıcıdır.

The waiting room was full.

Bekleme odası doluydu.

bekleme eylemi the act of waiting Waiting can be frustrating.

Synonyms: anticipation, delay

'to wait' (beklemek) fiilinden ve isim-fiil (gerund) veya sıfat-fiil (present participle) yapan '-ing' ekinden türemiştir.

'Beklerken' (wait) yaptığınız eylemi düşünün. '-ing' eki bu eylemi tanımlayan bir isme dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.