noun

battery

pil, akü, dizi, darp

My phone battery is dead.

Telefonumun pili bitti.

He faced a battery of questions.

Bir dizi soruyla karşı karşıya kaldı.

Assault and battery is a crime.

Saldırı ve darp bir suçtur.

a battery for ((sth.)) ((bir şey)) için bir pil My phone needs a new battery.

a battery of ((sth.)) bir dizi ((bir şey)) The reporters asked a battery of questions.

Eş anlamlılar: pil, akü, dizi, yaylım ateşi

Eski Fransızca 'baterie' (dövme), 'battre' (dövmek) kelimesinden gelir. Bu, topçunun bir hedefi 'dövmesi', hukuktaki 'darp' ve bir 'dizi' şeyle ilgilidir.

Bir pilin cihazınıza güç sağlamak için bir elektrik ritmi 'vurduğunu' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.