verb

walk

yürümek, gezinmek

I walk to school every day.

Her gün okula yürürüm.

He walks the dog in the park.

Parkta köpeği gezdirir.

She walked me to the door.

Bana kapıya kadar eşlik etti.

yürümek Yürümeyi severim.

((bir yere)) ((bir yere)) yürümek Okula yürürüm.

((bir şeyi)) gezdirmek Her sabah köpeği gezdirir.

Eş anlamlılar: stroll (gezinmek), amble (salınarak yürümek), hike (doğa yürüyüşü yapmak); Zıt anlamlılar: run (koşmak), ride (sürmek)

Eski İngilizce'de 'yuvarlanmak, sallanmak' anlamına gelen 'wealcan' kelimesinden gelir. Bacakların yuvarlanma hareketini tanımlar.

Yürürken iki bacağınızın 'W' şekli oluşturduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.