noun

wall

duvar

He painted the wall blue.

Duvarı maviye boyadı.

The castle has high stone walls.

Kalenin yüksek taş duvarları var.

She hit a wall in her research.

Araştırmasında bir duvara tosladı.

((a/the wall)) bir duvar There is a big clock on the wall.

Eşanlamlılar: barrier, partition, screen

Eski İngilizce'deki 'weall' kelimesinden, Latince'de 'rampart' (siper) anlamına gelen 'vallum'dan gelmektedir.

Sağlam bir tuğla duvar düşünün. 'wall' kelimesinin kısa, sert sesi, sağlam doğasını taklit eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.