wander
Çeviri
dolaşmak, gezinmek, yoldan çıkmak, konudan sapmak
Örnekler
We decided to wander through the old town.
Eski şehirde dolaşmaya karar verdik.
His mind began to wander during the long lecture.
Uzun ders sırasında zihni dağılmaya başladı.
The child wandered away from his parents at the park.
Çocuk parkta ailesinden uzaklaştı.
Dilbilgisi Kalıpları
((içinde/etrafında)) dolaşmak belirli bir amaç olmadan bir yerde gezinmek Eski şehirde dolaşmaya karar verdik.
((uzaklaşmak/ayrılmak)) bir yerden veya gruptan uzaklaşmak Çocuk ailesinden uzaklaştı.
((zihin/dikkat)) dağılmak dikkatini vermeyi bırakmak Ders sırasında zihni dağılmaya başladı.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'amaçsızca dolaşmak' anlamına gelen 'wandrian' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Belirli bir hedef olmadan bir 'harikalar diyarında' ('wonderland') 'dolaştığınızı' ('wander') hayal edin.