noun

warning

uyarı, ikaz, tembih

The sign gave a warning about the wet floor.

Tabela ıslak zemin hakkında bir uyarı veriyordu.

He received a final warning from his boss.

Patronundan son bir uyarı aldı.

Let this be a warning to you.

Bu sana bir uyarı olsun.

((sth.)) hakkında bir uyarı The book gives a warning about the dangers of smoking.

((sb.)) için bir uyarı This is a final warning to you.

Synonyms: caution, notice, alert; Antonyms: assurance, encouragement

Eski İngilizce fiil 'warnian' (dikkat etmek, uyarmak) kelimesinden gelir. '-ing' eki ismi oluşturur.

'warn' (uyarmak) fiilini düşünün. 'warning', sizi uyaran şey veya ifadedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.