noun

watchmaker

saatçi

The watchmaker carefully repaired the old clock.

Saatçi eski saati dikkatlice tamir etti.

He is a skilled watchmaker from Switzerland.

O, İsviçre'den yetenekli bir saatçidir.

a watchmaker bir saatçi My grandfather was a watchmaker.

Synonyms: horologist, clockmaker

'watch' (kol saati) ve 'maker' (yapan kişi) kelimelerinden oluşan bir birleşik kelime.

Basitçe iki parçaya ayırın: 'saat' ('watch') 'yapan' ('makes') kişi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.