noun

ways

yollar, yöntemler, alışkanlıklar, tarzlar

There are many ways to learn.

Öğrenmenin birçok yolu vardır.

He is set in his ways.

Alışkanlıklarına bağlıdır.

We went our separate ways.

Ayrı yollara gittik.

ways of ((-ing sth.)) ((bir şeyi)) yapmanın yolları There are many ways of solving the problem.

set in one's ways alışkanlıklarına bağlı olmak My grandfather is set in his ways.

in many/some ways birçok/bazı açılardan In many ways, the new plan is better.

go our separate ways ayrı yollara gitmek We went our separate ways after high school.

Eş anlamlılar: methods, paths, habits, customs

'way' kelimesinin çoğul hali, Eski İngilizce 'wegas' kelimesinden gelir.

Bir 'yol' (way) işe yaramazsa, başka 'yolları' (ways) deneyin. Tek bir yol yoktur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.