verb

weaken

zayıflatmak, zayıflamak, güçsüzleştirmek

The illness weakened his body.

Hastalık vücudunu zayıflattı.

The storm is expected to weaken.

Fırtınanın zayıflaması bekleniyor.

They tried to weaken his argument.

Onun argümanını zayıflatmaya çalıştılar.

((bir şeyi)) zayıflatmak The illness weakened his body.

(geçişsiz) zayıflamak The storm is expected to weaken.

Eş anlamlılar: diminish, reduce, undermine; Zıt anlamlılar: strengthen, fortify

'weak' (zayıf) sıfatına fiil yapan '-en' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur, 'zayıf hale getirmek' anlamına gelir.

'weak' kelimesine '-en' ekleyerek onu bir eyleme dönüştürdüğünüzü düşünün: 'zayıflatmak'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.