noun

weakness

zayıflık, zaaf, kusur

The bridge has a structural weakness.

Köprünün yapısal bir zayıflığı var.

Everyone has their own strengths and weaknesses.

Herkesin kendi güçlü ve zayıf yönleri vardır.

He has a weakness for chocolate.

Onun çikolataya karşı bir zaafı var.

(isim olarak) bir zayıflık, bir kusur Every plan has its weaknesses.

((bir şeye karşı zaafı olmak)) bir şeyi çok sevmek I have a weakness for ice cream.

Eş anlamlılar: flaw, fault, vulnerability; Zıt anlamlılar: strength, advantage

'weak' (zayıf) sıfatına, bir durumu veya hali belirten isimler oluşturan '-ness' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

'weak-ness' kelimesinin zayıf olma durumu olduğunu unutmayın. Fiziksel zayıflığı, bir karakter kusurunu veya bir şeye olan düşkünlüğü ifade edebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.