wears
Çeviri
giymek, takmak, aşınmak, yıpranmak
Örnekler
She wears a beautiful red dress.
Güzel kırmızı bir elbise giyiyor.
The carpet wears thin in some places.
Halı bazı yerlerde inceliyor.
He always wears a smile.
Her zaman gülümser.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) vücudunda giysi, takı vb. bulunmak She wears a beautiful red dress.
((sth.)) kullanımdan dolayı hasar görmek veya incelmek The carpet wears thin in some places.
((sth.)) yüzünde belirli bir ifade göstermek He always wears a smile.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'giydirmek, giymek, örtmek' anlamına gelen 'werian' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Normal kullanımdan kaynaklanan hasarı tanımlayan 'wear and tear' (yıpranma) ifadesini unutmayın.