adjective

weary

yorgun, bitkin, bıkkın

The weary travelers needed to rest.

Yorgun yolcuların dinlenmeye ihtiyacı vardı.

I am growing weary of your excuses.

Mazeretlerinden bıkmaya başlıyorum.

((of sth./sb.)) (bir şeyden/birinden) bıkkın olmak Sürekli gürültüden bıktım.

çok yorgun Yorgun yolcular sonunda hana ulaştı.

Eş anlamlılar: tired, exhausted, fatigued; Zıt anlamlılar: energetic, refreshed

Eski İngilizce'deki 'wērig' (yorgun) kelimesinden gelir.

'Weary' kelimesini, ağır bir şeyi 'wear' (giymek, takmak) eylemiyle ilişkilendirin. Ağır bir zırh giymek sizi yorgun düşürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.