adjective

weird

tuhaf, garip, acayip

I heard a weird noise last night.

Dün gece tuhaf bir ses duydum.

He has a weird sense of humor.

Tuhaf bir espri anlayışı var.

It feels weird to be back here.

Buraya geri dönmek tuhaf hissettiriyor.

a weird ((noun)) tuhaf bir ((isim)) I heard a weird noise last night.

It feels weird ((to-inf)) ((bir şey yapmak)) tuhaf hissettiriyor It feels weird to be back here.

Eş anlamlılar: strange, odd, bizarre; Zıt anlamlılar: normal, ordinary

Eski İngilizce'de 'kader' anlamına gelen 'wyrd' kelimesinden gelir. Anlamı 'doğaüstü' ve sonra 'tuhaf' olarak değişmiştir.

Shakespeare'in Macbeth'indeki kaderi ('wyrd') kontrol eden 'Tuhaf Kız Kardeşleri' (cadıları) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.