noun

wells

kuyular

The village has several deep wells.

Köyde birkaç derin kuyu var.

They are drilling new oil wells.

Yeni petrol kuyuları açıyorlar.

((wells)) su, petrol veya gaz için derin çukurlar The village has several deep wells.

Eş anlamlılar: springs (kaynaklar), boreholes (sondaj delikleri), shafts (kuyular)

Eski İngilizce'de kaynak veya çeşme anlamına gelen 'wella' kelimesinden gelir.

İnsanların dilek dilemek için bozuk para attığı 'dilek kuyularını' (wishing wells) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.