noun

whistle

düdük, ıslık

The referee blew his whistle.

Hakem düdüğünü çaldı.

I heard a loud whistle from the train.

Trenden yüksek bir düdük sesi duydum.

bir düdük Hakem düdüğünü çaldı.

Eş anlamlılar: düdük, siren, korna sesi

Eski İngilizce'deki 'hwistlian' (ıslık çalmak) kelimesinden gelir ve yansıma bir sözcük olarak kabul edilir.

Bir hakemin maçı durdurmak için kullandığı düdüğü hayal edin. Çıkan ses bir 'whistle'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.