adjective

white

beyaz

She wore a white dress.

Beyaz bir elbise giyiyordu.

The walls are painted white.

Duvarlar beyaza boyanmış.

He likes his coffee white.

Kahvesini sütlü sever.

((sıfat)) + ((isim)) süt veya kar renginde She has a white cat.

((isim)) + is + ((sıfat)) süt veya kar renginde The paper is white.

Synonyms: pale, light, colorless; Antonyms: black, dark

Eski İngilizce'deki 'hwīt' kelimesinden gelir, Almanca 'weiß' ile ilişkilidir.

Doğada 'beyaz' olan kar, süt veya bulut gibi şeyleri düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.