adjective

wicked

kötü, hain, yaramaz, harika

The wicked witch cast a spell.

Kötü cadı bir büyü yaptı.

He has a wicked sense of humor.

Onun yaramaz bir espri anlayışı var.

That was a wicked guitar solo.

Bu harika bir gitar solosu idi.

((isim)) kötü, yaramaz, harika... She gave him a wicked smile.

Eş anlamlılar: evil (kötü), sinful (günahkar); Zıt anlamlılar: good (iyi), virtuous (erdemli)

Eski İngilizce'deki 'wicca' (büyücü) ve 'wice' (cadı) kelimelerinden gelir, 'witchcraft' (büyücülük) ile ilgilidir.

Asıl anlamı için 'Oz Büyücüsü'ndeki 'Batının Kötü Cadısı'nı (Wicked Witch of the West) düşünün. Argo anlamı ise ironik bir tersine çevirmedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.