adverb

wickedly

kötü niyetle, şeytanice, son derece

He smiled wickedly at his opponent.

Rakibine şeytanice gülümsedi.

The test was wickedly difficult.

Sınav son derece zordu.

((fiili niteler)) şeytanice, kötü niyetle He smiled wickedly.

((sıfatı niteler)) son derece, aşırı (gayriresmi) The test was wickedly difficult.

Eş anlamlılar: maliciously, evilly, sinfully; Zıt anlamlılar: virtuously, kindly

'wicked' (kötü) kelimesine zarf yapan '-ly' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. 'Wicked' kelimesi Eski İngilizce'deki 'wicca' (cadı) kelimesinden gelir.

Bir peri masalındaki 'wicked witch' (kötü cadı) karakterinin 'wickedly' (şeytanice) davrandığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.