verb

widen

genişletmek, genişlemek

They will widen the road.

Yolu genişletecekler.

Her eyes widened in surprise.

Gözleri şaşkınlıkla büyüdü.

to widen ((sth.)) (bir şeyi) genişletmek They plan to widen the road.

((subject)) widens (özne) genişlemek The gap between them widened.

Synonyms: broaden, expand; Antonyms: narrow, shrink

'wide' (geniş) sıfatına 'yapmak' anlamına gelen fiil yapım eki '-en' eklenmesiyle oluşmuştur.

'-en' eki genellikle 'yapmak' veya 'olmak' anlamına gelir. Dolayısıyla, 'widen' 'geniş yapmak' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.