adjective

willful

kasıtlı, inatçı, kasten, dik kafalı

His willful disobedience led to his dismissal.

Kasıtlı itaatsizliği işten çıkarılmasına yol açtı.

The willful child refused to follow the rules.

İnatçı çocuk kurallara uymayı reddetti.

((willful)) + isim kasıtlı veya inatçı bir eylemi veya kişiyi tanımlar. His willful destruction of property was a crime.

Eş anlamlılar: kasıtlı, inatçı, bile bile; Zıt anlamlılar: kazara, istemeden, uysal

Eski İngilizce 'willa' (irade, arzu) + '-ful' (dolu) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'irade dolu'dur.

Kendi 'iradesiyle (will)' o kadar 'dolu (full)' olan birini hayal edin ki, inatla veya kasten hareket ediyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.