noun

beard

sakal

He decided to grow a beard.

Sakal bırakmaya karar verdi.

My grandfather has a long white beard.

Büyükbabamın uzun beyaz bir sakalı var.

sakal bırakmak sakal bırakmak He decided to grow a beard.

((sıfat)) bir sakalı olmak ((sıfat)) bir sakalı olmak He has a long white beard.

Eş anlamlılar: whiskers, facial hair

Eski İngilizce'deki 'beard' kelimesinden gelir, Almanca 'Bart' ve Hollandaca 'baard' ile ilişkilidir.

'Bira' içerken köpüğün 'sakalınıza' ('beard') bulaştığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.