noun

wit

nükte, kıvrak zeka, akıl

She is known for her sharp wit.

Keskin zekasıyla tanınır.

He used his wit to get out of trouble.

Beladan kurtulmak için kıvrak zekasını kullandı.

((sb.'s)) wit birinin zekası ve mizahı. Her wit and charm made her popular.

to have the wit ((to-inf)) bir şeyi yapacak kadar zeki olmak. He had the wit to see the danger.

Synonyms: humor, intelligence, cleverness

Eski İngilizce'de 'bilmek' anlamına gelen 'witan' kelimesinden gelir. 'wise' (bilge) ile ilgilidir.

'Wit' (nükte), kelimeleri hızlı ve akıllıca kullanmakla ilgilidir. 'witty' (nükteli) bir komedyen düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.