noun

bearer

taşıyıcı, hamil, getiren kimse

The check is payable to the bearer.

Çek hamile ödenir.

He was the standard bearer for the new movement.

Yeni hareketin sancaktarı oydu.

((bir şeyin)) taşıyıcısı ((bir şeyin)) taşıyıcısı He was the bearer of bad news.

Eş anlamlılar: carrier, holder, porter

'to bear' (taşımak) fiili ve kişi belirten '-er' ekinin birleşimi. Kelimenin tam anlamıyla 'taşıyan kişi'.

Bir 'bearer', bir şeyi 'taşıyan' (bears) kişidir; bu bir mesaj, bir bayrak veya mali bir belge olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.