adjective

wondrous

harikulade, olağanüstü, şaşırtıcı

The northern lights are a wondrous sight.

Kuzey ışıkları harikulade bir manzaradır.

The book tells a wondrous story.

Kitap harikulade bir hikaye anlatıyor.

((a wondrous + noun)) harikulade bir... The northern lights are a wondrous sight.

Eş anlamlılar: marvelous, amazing, extraordinary; Zıt anlamlılar: ordinary, mundane

'wonder' (harika) ve 'dolu' anlamına gelen '-ous' ekinin birleşimidir.

Bunu 'wonderful' demenin daha şiirsel veya eski moda bir yolu olarak düşünün. Kelimenin tam anlamıyla 'harikayla dolu' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.