noun

woodsman

ormancı, oduncu

The old woodsman knew every path in the forest.

Yaşlı ormancı ormandaki her patikayı biliyordu.

He worked as a woodsman, cutting down trees.

Ağaçları keserek odunculuk yapıyordu.

((bir/o)) woodsman bir ormancı, bir oduncu The woodsman built a small cabin by the lake.

Eş anlamlılar: forester, lumberjack, outdoorsman

'woods' (ormanlar) + 'man' (adam) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla orman adamı.

Ormanda elinde balta olan bir adam hayal edin. İşte o bir 'woodsman'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.