adjective

woody

odunsu, ağaçlık

The plant has a thick, woody stem.

Bitkinin kalın, odunsu bir gövdesi var.

We walked through a woody area.

Ağaçlık bir alanda yürüdük.

The wine has a woody flavor.

Şarabın odunsu bir tadı var.

bir ((şey)) woody odunsu The old book had a woody smell.

bir woody alan ağaçlık bir alan They bought a house in a woody area.

Eş anlamlılar: wooded, sylvan, ligneous

'wood' (odun, ahşap) ismine sıfat yapan '-y' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. 'Odun gibi' anlamına gelir.

'Wood' kelimesini düşünün. Odun özelliklerine sahip her şey 'woody' olarak tanımlanabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.