verb

worked

çalışmak, işlemek, işe yaramak

He worked hard all day.

Bütün gün çok çalıştı.

The plan worked perfectly.

Plan mükemmel bir şekilde işe yaradı.

I have worked here for five years.

Beş yıldır burada çalışıyorum.

((at/for sth.)) (bir yerde/şirkette) çalışmak She worked at a hospital.

((on sth.)) (bir şey) üzerinde çalışmak He worked on the project.

((as sth.)) (meslek) olarak çalışmak She worked as a doctor.

to function işlemek, işe yaramak The new plan worked well.

Eşanlamlılar: emek vermek, işlemek, işe yaramak; Zıtanlamlılar: dinlenmek, bozulmak

Eski İngilizce'deki 'wyrcan' (çalışmak) kelimesinden gelir, Almanca 'wirken' ile ilgilidir.

En temel fiillerden biridir. Efor gerektiren herhangi bir aktiviteyi düşünün. Bir kişinin işini veya bir makinenin doğru çalışmasını ifade edebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.