verb

beat

vurmak, yenmek, dövmek, çarpmak

He beat the drum loudly.

Davulu yüksek sesle çaldı.

Our team beat the champions.

Takımımız şampiyonları yendi.

My heart is beating fast.

Kalbim hızlı atıyor.

Beat the eggs with a fork.

Yumurtaları çatalla çırpın.

((bir şeye)) vurmak He beat the drum loudly.

((birini/bir şeyi)) yenmek Our team beat the champions.

((bir şeyi)) çırpmak Beat the eggs with a fork.

Eş anlamlılar: hit, strike, defeat, conquer

Eski İngilizce 'vurmak, dövmek' anlamına gelen 'bēatan' kelimesinden gelir.

Bir davulun veya bir kalbin 'ritmini' (beat) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.