adjective

worn

yıpranmış, eskimiş, yorgun

My favorite jeans are old and worn.

En sevdiğim kot pantolonum eski ve yıpranmış.

She looked tired and worn.

Yorgun ve bitkin görünüyordu.

be worn ((sıfat)) yıpranmış olmak En sevdiğim kot pantolonum eski ve yıpranmış.

look/feel worn ((sıfat)) yorgun görünmek/hissetmek Yorgun ve bitkin görünüyordu.

Eş anlamlılar: eskimiş, yırtık pırtık, yorgun; Zıt anlamlılar: yeni, taze

'To wear' (giymek, yıpratmak) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır (past participle).

Bu kelimenin 'to wear' (wear, wore, worn) düzensiz fiilinin üçüncü hali olduğunu unutmayın. Uzun süre 'giydiğiniz' (worn) bir şey 'yıpranmış' (worn) hale gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.