adjective

worse

daha kötü, daha fena

My cold is worse today.

Soğuk algınlığım bugün daha kötü.

He sings worse than I do.

Benden daha kötü şarkı söylüyor.

Things went from bad to worse.

İşler kötüden daha kötüye gitti.

((birinden/bir şeyden)) daha kötü karşılaştırma için kullanılır The problem is worse than we thought.

kötüleşmek durumu bozulmak His health started to get worse.

Eşanlamlılar: inferior, poorer; Zıtanlamlılar: better

Eski İngilizce'de 'yfel' (kötü) kelimesinin düzensiz karşılaştırma biçimi olan 'wiersa'dan gelir.

Düzensiz sıralamayı unutmayın: bad -> worse -> worst. '-er' kuralına uymaz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.