noun

beating

dayak, yenilgi, çarpıntı

The team suffered a severe beating.

Takım ağır bir yenilgiye uğradı.

He received a beating from the thugs.

Kabadayılardan dayak yedi.

I can hear the beating of the drums.

Davulların vuruşunu duyabiliyorum.

a beating bir dayak; bir yenilgi Takım final maçında hezimete uğradı.

the beating of ((sth.)) ((bir şeyin)) çarpıntısı/vuruşu Kalbinin atışı yüksekti.

Synonyms: dayak (thrashing), yenilgi (defeat), çarpıntı (pulsation), ritim (rhythm)

'to beat' (vurmak, yenmek) fiiline isim yapmak için '-ing' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. 'Beat' Eski İngilizce'deki 'bēatan' kelimesinden gelir.

Üç temel fikri düşünün: kalbin 'atması' (beating), birinin davula 'vurması' (beating) ve bir takımın diğerini 'yenmesi' (beating/defeat).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.