adjective

worthy

layık, değer, saygıdeğer

She is a worthy opponent.

O, saygıdeğer bir rakip.

The cause is worthy of our support.

Bu dava desteğimize layık.

değerli bir ((isim)) değerli bir (isim) O, değerli bir aday.

((bir şeye)) layık olmak (bir şeye) layık olmak Cesareti övgüye layık.

Eş anlamlılar: layık, takdire şayan, övgüye değer; Zıt anlamlılar: değersiz, hak etmeyen

'worth' (değer) kelimesine sıfat yapan '-y' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Değer niteliğine sahip.

Genellikle 'of' ile kullanılır. Birisi bir şeye 'layıksa' (worthy of), onu hak ediyor demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.