wraparound
Çeviri
çevreleyen, sarmal
Örnekler
He wore wraparound sunglasses to protect his eyes.
Gözlerini korumak için yüzü saran bir güneş gözlüğü taktı.
The house has a beautiful wraparound porch.
Evin etrafını saran güzel bir verandası var.
Dilbilgisi Kalıpları
a wraparound ((noun)) etrafını saran bir (isim) She bought a wraparound skirt.
Benzer Kelimeler
Eşanlamlılar: surrounding, encircling, panoramic
Etimoloji
'Wrap' (sarmak) ve 'around' (etrafında) kelimelerinden oluşan birleşik bir kelimedir. Kelimenin tam anlamıyla bir nesnenin etrafını saran bir şeyi tanımlar.
Hafıza İpuçları
Anvelop etek ('wraparound skirt') veya yüzü saran güneş gözlüğü gibi, kelimenin tam anlamıyla etrafınızı 'saran' bir şeyi gözünüzde canlandırın.