noun

yearning

özlem, hasret, arzu

He felt a yearning for his homeland.

Vatanına karşı bir özlem hissetti.

Her yearning to travel was strong.

Seyahat etme arzusu güçlüydü.

((için bir özlem)) bir şeye duyulan özlem Vatanına karşı bir özlem hissetti.

((yapma arzusu)) bir şey yapma arzusu Seyahat etme arzusu güçlüydü.

Eş anlamlılar: longing, craving, desire, pining

'to yearn' fiilinin isim halidir. '-ing' eki fiilden bir isim oluşturarak eylemi veya duyguyu belirtir.

'Yearning' kelimesinin sesini, derin bir özlem iç çekişi gibi uzun, yayvan bir ses olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.