adjective

young

genç

She has a young daughter.

Genç bir kızı var.

He is too young for this movie.

Bu film için çok genç.

The night is still young.

Gece daha yeni başlıyor.

((... isim)) (bir isimden önce kullanılır) genç genç bir sürücü

((olmak ...)) ('olmak' gibi bir bağ fiilden sonra kullanılır) genç O çok genç.

Eş anlamlılar: youthful, juvenile; Zıt anlamlılar: old, elderly

Eski İngilizce'deki 'geong' kelimesinden gelir ve Almanca 'jung' ile akrabadır.

'Genç' kelimesinin İngilizce karşılığı. 'Young' ve 'genç' kelimelerinin sesleri arasında bir bağlantı kurmaya çalışın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.