noun

youngster

genç, çocuk

The park was full of youngsters playing.

Park oynayan gençlerle doluydu.

He's a promising youngster on the team.

Takımdaki gelecek vaat eden bir genç.

a/the youngster bir genç A group of youngsters were playing soccer.

Eş anlamlılar: child, kid, youth; Zıt anlamlılar: adult, elder

'young' (genç) kelimesine belirli bir tür kişiyi belirten '-ster' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

'-ster' ekini 'gangster' kelimesindeki gibi '... olan kişi' olarak düşünün. 'youngster' 'genç kişi' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.