adjective

youthful

genç, gençliğe özgü, dinç

She has a very youthful appearance.

Çok genç bir görünümü var.

He has a youthful enthusiasm for life.

Hayata karşı genç bir coşkusu var.

a youthful ((noun)) genç bir ~ She has a very youthful appearance.

genç, enerjik, taze; Zıt anlamlılar: yaşlı, olgun

'youth' (gençlik) ve 'dolu' anlamına gelen '-ful' ekinden oluşur. Yani, kelimenin tam anlamıyla 'gençlik dolu'.

'Gençlik dolu' olduğunu düşünün. Sadece yaşı değil, genç olmanın enerji veya görünüm gibi niteliklerini tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.