aging
Çeviri
yaşlanma, eskitme
Örnekler
The aging of the population is a major concern.
Nüfusun yaşlanması büyük bir endişe kaynağıdır.
The wine requires a long aging process.
Şarap uzun bir eskitme süreci gerektirir.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyin/birinin yaşlanması)) yaşlanma süreci Nüfusun yaşlanması bir sorundur.
((bir eskitme süreci)) bir olgunlaşma süreci Peynir yapımı bir eskitme süreci içerir.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: maturation, senescence, getting older
Etimoloji
'to age' fiilinden gelir, o da Eski Fransızca 'aage' (yaş) kelimesinden türemiştir. '-ing' eki isim veya sıfat-fiil yapar.
Hafıza İpuçları
'age' (yaş) kelimesini süreç bildiren '-ing' ile birleştirin. Bir ağacın halkalarını düşünün, her biri bir yıllık yaşlanmayı temsil eder.