beckon
Çeviri
işaretle çağırmak, el etmek, cezbetmek
Örnekler
She beckoned to me from across the room.
Odanın karşısından bana işaret etti.
The open sea beckoned to the young sailor.
Açık deniz genç denizciyi cezbediyordu.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb.))'a işaret etmek Bana işaret etti.
((sth.)) cezbetmek Macera onu cezbediyordu.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: gesture, signal, summon; Zıt anlamlılar: dismiss, wave away
Etimoloji
Eski İngilizce'deki 'bēcnan' (işaret etmek) kelimesinden gelir ve 'beacon' (işaret feneri) ile ilgilidir.
Hafıza İpuçları
Gemilere yol gösteren bir 'işaret feneri'nin (beacon) onları çağırdığını düşünün.