noun

defense

savunma, müdafaa

The city's defense against attack was strong.

Şehrin saldırıya karşı savunması güçlüydü.

The team has a very good defense.

Takımın çok iyi bir savunması var.

His lawyer prepared a strong defense.

Avukatı güçlü bir savunma hazırladı.

((bir şeye)) karşı savunma ((bir şeyden)) korunma The city's defense against attack was strong.

((birini/bir şeyi)) savunmak için ((birini/bir şeyi)) desteklemek He spoke in defense of his friend.

bir [sıfat] savunma sporda savunan oyuncular The team has a good defense.

Eş anlamlılar: protection, security, guard; Zıt anlamlılar: offense, attack

Latince 'savuşturmak, korumak' anlamına gelen 'defendere' kelimesinden gelir. 'de-' (uzak) + '-fendere' (vurmak).

Mülkünüzü korumak için bir 'çit' (fence) kurarak 'de-fend' (savunmak) yaptığınızı düşünün. Yazım farkına dikkat edin: 'defense' (ABD), 'defence' (İngiltere).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.