noun

defenses

savunmalar, korumalar, defans

The city's defenses were strong.

Şehrin savunması güçlüydü.

The body has natural defenses against disease.

Vücudun hastalıklara karşı doğal savunma mekanizmaları vardır.

The lawyer prepared the client's defenses.

Avukat müvekkilinin savunmasını hazırladı.

((sth.))'e karşı ((savunmalar)) Vücudun virüslere karşı savunması vardır.

Eş anlamlılar: protection, security, barriers; Zıt anlamlılar: attacks, offenses

Latince 'savuşturmak' anlamına gelen 'defendere' kelimesinden gelir. 'de-' (uzak) + '-fendere' (vurmak) olarak ayrılır.

Bir şeyleri uzak tutan ('de-') bir çit ('-fense') düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.