noun

diner

lokanta, yemekli vagon, yemek yiyen kişi

We had breakfast at a classic American diner.

Klasik bir Amerikan lokantasında kahvaltı yaptık.

The diner on the train serves hot meals.

Trendeki yemekli vagon sıcak yemekler servis ediyor.

The only diner in the restaurant was a young man.

Restorandaki tek müşteri genç bir adamdı.

((bir/o)) diner küçük, samimi bir lokanta We had breakfast at a classic American diner.

Eş anlamlılar: restaurant, eatery, cafe

'to dine' (yemek yemek) fiilinden ve '-er' (bir şeyi yapan kişi veya nesne) ekinden türemiştir.

'Diner' kelimesinin birincil anlamını hatırlamak için uzun bir tezgâhı olan klasik 1950'ler tarzı bir Amerikan restoranı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.