noun

drafts

taslaklar, karalamalar, cereyan

She reviewed the first drafts of the report.

Raporun ilk taslaklarını gözden geçirdi.

I hate the cold drafts in this old house.

Bu eski evdeki soğuk cereyanlardan nefret ediyorum.

((drafts)) ((of sth.)) bir şeyin taslakları She reviewed the first drafts of the report.

Eşanlamlılar: outlines, sketches, versions (ana hatlar, eskizler, versiyonlar)

Eski İngilizce'deki 'dragan' (çekmek) kelimesinden gelir. 'Draft', 'hazırlanan' (metin) veya 'içeri çekilen' (hava) bir şeydir.

Bir mektup 'taslağı' (draft) hazırlarken pencereden gelen soğuk 'cereyanı' (draft) hissettiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.