noun

entree

ana yemek, giriş hakkı

For my entree, I'll have the salmon.

Ana yemek olarak somon alacağım.

His connections gave him entree into high society.

Bağlantıları ona sosyeteye giriş hakkı verdi.

((bir ana yemek)) bir öğünün ana yemeği Ana yemek olarak biftek sipariş ettim.

((bir yere/gruba) giriş hakkı) bir yere veya gruba girme hakkı Bu iş onun finans dünyasına girişiydi.

Eş anlamlılar: main course, main dish (yemek için); access, admission (giriş için)

Fransızca 'girmek' anlamına gelen 'entrer' fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'entrée' kelimesinden gelir. Başlangıçta ana yemekten önce servis edilen ve yemeğin 'girişini' işaret eden bir yemekti. ABD'de anlamı ana yemek olarak değişti.

Ana yemeği, yemeğinizin en doyurucu kısmının 'giriş' noktası olarak düşünün. Veya Fransızca 'girmek' kelimesinden geldiğini unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.