verb

equaled

eşitti, denk geldi

Two plus two equaled four.

İki artı iki dört etti.

Her performance equaled the world record.

Performansı dünya rekoruna denkti.

((bir şey)) ((bir şeye)) sayı veya miktar olarak aynı olmak Onun maaşı benimkine eşitti.

((biri/bir şey)) ((birine/bir şeye)) başka biri veya bir şey kadar iyi olmak Kimse onun başarısına erişemedi.

Eş anlamlılar: eşleşti, rakip oldu, denk geldi

Latince 'aequalis' (tek tip, aynı) kelimesinden gelir. '-ed' eki geçmiş zamanı belirtir.

İçinde 'equal' (eşit) kelimesi var. Sonundaki '-ed' geçmişte olduğunu gösterir. Yani *eşitti*.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.