noun

footlocker

sandık, büyük bavul

He kept his old uniforms in a footlocker.

Eski üniformalarını bir sandıkta saklıyordu.

The soldier stored his gear in the footlocker.

Asker teçhizatını sandıkta sakladı.

((bir/o)) footlocker eşyaları saklamak için büyük bir sandık He kept his old uniforms in a footlocker.

Eş anlamlılar: trunk, chest, box

'foot' (ayak) + 'locker' (dolap) kelimelerinden gelir. Geleneksel olarak yatağın ayakucuna konan bir sandığı ifade eder.

Yatağınızın 'ayak (foot)' ucunda tuttuğunuz bir 'dolap (locker)' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.