noun

honor

onur, şeref, saygı

He fought for the honor of his country.

Ülkesinin onuru için savaştı.

It was an honor to meet the president.

Başkanla tanışmak bir onurdu.

((bir şeyin onuru)) (bir şeyin) onuru Ailesinin onurunu savundu.

((bir şey yapmak bir onur)) (bir şey yapmak) bir onur Burada olmak bir onur.

Eş anlamlılar: prestige, respect; Zıt anlamlılar: shame, disgrace

Latince 'onur, haysiyet, makam, itibar' anlamına gelen 'honor' kelimesinden gelir.

Bir askerin cesareti için 'onur' madalyası aldığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.