adjective

honorable

onurlu, saygıdeğer, namuslu

He was an honorable man who always told the truth.

Her zaman doğruyu söyleyen onurlu bir adamdı.

She made the honorable decision to resign.

İstifa etmek gibi onurlu bir karar verdi.

((onurlu bir kişi/karar)) saygıyı hak eden bir kişi veya karar O, onurlu bir liderdir.

Eş anlamlılar: upright, principled; Zıt anlamlılar: dishonorable, corrupt

'Honor' (onur) + '-able' (yapılabilir). Kelimenin tam anlamıyla 'onurlandırılabilir'.

'Onurlu' bir kişi, 'onur' sahibi 'olabilen' kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.